Bugun...



SAMSUN ADD PANELİNDEN ; TÜRKİYE İÇİN DOĞRU REÇETE ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCEDİR…
Tarih: 21-05-2019 01:22:43 Güncelleme: 21-05-2019 01:37:43 + -


19 Mayıs 1919 milli mücadelenin 100. Yılı nedeniyle Samsun ADD ülke genelinden gelen gençlerle birlikte bir etkinliğe imzalarını attılar.

facebook-paylas
Tarih: 21-05-2019 01:22

 SAMSUN ADD PANELİNDEN ; TÜRKİYE İÇİN DOĞRU REÇETE ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCEDİR…

Milli mücadelenin 100. Yılı nedeniyle Samsun Atakum Belediyesinin Eğlence ve Kültür Merkezinde ADD Samsun şubesinin düzenlediği ve  ADD Genel Merkez Yönetim Kurulu üyesi Birol Yelekin’in moderatörlüğünü yaptığı panele panelist olarak,   ADD Genel Başkanı Hüseyin Emre Altınışık, Eğitim-İş Genel Başkanı  Orhan Yıldırım, Eski Kültür Bakanlığı Müsteşarı  Hüseyin Akbulut ve   ADD Kurucu üyesi Prof. Anıl Çeçen birer konuşma yaptılar.

Görüntünün olası içeriği: Işık Özkefeli, iç mekan

Atakum Belediyesinin Eğlence ve Kültür merkezinde ilk olarak konuklara ev sahibi olarak hitap eden Samsun ADD Şube Başkanı şöyle hitap etti.  

“Değerli Mustafa Kemal Atatürk sevdalıları, değerli Atatürkçüler, çok değerli gururumuz, geleceğimizi parlatan, ülkemin aydınlık yüzlü gençleri;

Hepinizi milli mücadele şehri,  İlkadım şehri,  Samsun’umuzdan milli mücadelenin 100. Yılında ADD Samsun Şubesi ve yönetim kurulum adına, saygı ve sevgiyle selamlıyorum.  Hepiniz hoş geldiniz.   Milli Mücadelenin 100. Yılı olarak çok özel bir anı yaşıyoruz bugün.  Yüzyıl önce, kurtuluştan kuruluşa serüvenimizin başladığı ilk adım coğrafyası Samsun’da hep birlikteyiz. Coşku içerisindeyiz. İçimiz içimize sığmıyor. Bir 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımızda 100. Yılda sizlerle birlikte Samsun’da olmaktan onur ve gurur duyuyoruz. 

Çok şeyler söylemek istiyorum. Ama panel konumuz uzun. ADD Samsun şubesi başkanı olarak ev sahibiyim. Hatta Mustafa Kemal Atatürk’ün hemşerisiyim. Tüm yaşamım boyunca bu gururu ve onuru omuzlarımda taşıdım, son nefesime kadar da taşımaya devam edeceğim. Yüzyıl önce bugün burada atılan ilk adım Türk milleti için bağımlı yaşamaktansa, ölmek daha iyidir anlayışının tezahürü olan “YA İSTİKLAL YA ÖLÜM” tercihinin ilk adımıdır.

Yüzyıl önce bugün, umutların tükendiği bir anda Hayır! Diyerek çıkılan kurtuluş yolunda, bağımsızlık için Anadolu'nun dört bir yanında yanan çoban ateşlerinin alev alev yangına dönüşeceği, bir ulusun işgale ve esarete karşı ayağa kalkışını müjdeleyen bir kader günüdür.

Yüzyıl önce bugün, çürümüş ve çökmüş bir çınardan yeni bir devlet olarak doğacak olan Türkiye Cumhuriyetinin tohumlarının toprağa düştüğü, Türk halkının ve ezilen tüm ulusların umutlarının yeniden yeşerttiği günün adıdır.

Yüzyıl önce bugün, Atamızın doğum günü, ulusumuzun uyanışı ve ulusumuzun da doğum günüdür.

Ve Samsun. 19 Mayıs şehri Samsun. Milli mücadele kıvılcımının çakıldığı coğrafya, Samsun. Mustafa Kemal’in Samsunu. Bandırma vapurundan Tütün iskelesine atılan ilk adım ve bir milletin gelecek kaygısını omuzlarında taşıyan komutanın şehri Samsun. Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsunu.

Mustafa Kemal Atatürk’ün nasıl Samsun’u varsa, Türkiye’nin geleceğinden kaygı duyan herkesin de bir Samsun’u olmalıdır.

İşte bu ülkenin Atatürkçüleri için 19 Mayıs ve Samsun birlikteliği bu anlamı taşır.

Çünkü;

19 Mayıs ve Samsun kurtuluştur.

19 Mayıs ve Samsun, mazlumların emperyalizme başkaldırısıdır.

19 Mayıs ve Samsun bir umuttur, karanlıkta bir huzme ışıktır.

19 Mayıs ve Samsun tek adamın değil, milletin egemenliğidir, kendi kaderini belirlemesidir.

19 Mayıs ve Samsun, geleceğe ve Türkiye Cumhuriyetine sahip çıkmak demektir.

Şimdi Türkiye Cumhuriyetinin emanetçileri bizler, Türkiye’nin dört bir tarafından gelen siz gençlerle birlikte Atamızı anmak, yolunu ve ışığını takip etmek üzere tütün iskelesinde gözümüzü ufka dikip ’Bir daha gel Samsundan’ yerine ’Buradayız Atam. Yüzlerce, binlerce Mustafa Kemal senin ayak izlerini takip ediyoruz demek için buradayız. İYİ Kİ GELDİNİZ, SAFALAR GETİRDİNİZ, HEPİNİZ HOŞGELDİNİZ.

Milli Mücadelenin 100. Yılında ve Mustafa Kemal Atatürk’ün izinde hiç yılmadan, yorulmadan yorulmadığımız gibi büyük devrimcilerin tek ve değişmez liderimizin bıraktığı emanetinin hepimiz bekçileriyiz. Biz hep inandık her karanlığın ardından çıkacağına inandık. Şimdi bu 100. Yılda yine biliyoruz ki, her şey çok güzel olacak. Başta ulu önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, milli mücadele kahramanlarını saygı sevgi ve rahmetle bir kez daha anıyorum” diye konuştu.

Görüntünün olası içeriği: Işık Özkefeli, iç mekan

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi

Panelist ADD Genel Başkanı Hüseyin Emre Altınışık’da konuşmasında şunları kaydetti.

“19 Mayıs milletimizin ve aynı zamanda da derneğimizin kuruluş yıldönümü. Bu vesileyle de derneğimize nice yıllar diliyorum. Türkiye Cumhuriyetini de sonsuza kadar Atatürk’ün yolunda, yeniden Atatürk’ü keşfederek, yeniden Atatürk’e yüzünü dönerek aydınlık yarınlara hep birlikte ulaşmamızı diliyorum. Konumuz Atatürk cumhuriyetini, inşa etmek. ADD’nin kuruluşunun da temel hedefi budur. Bizim kurucularımız aslında şunu tespit ettiler. Bugün Türkiye’de yaşanan bütün sorunların temel nedeni Atatürk’ün çizdiği rotadan cumhuriyetin Türkiye’nin ve yönetim sisteminin uzaklaşmasıdır. Bu rotaya dönülmediği, gerekleri yerine getirilmediği sürece,  Türkiye’de ki sorunların çözümü zorlaşmaktadır. İçinden çıkılmaz hale gelmektedir. ADD bu nedenle kurulmuştur.  30 yıl önce bugün ADD kurulurken o kadar net bir hedef belirlemiştir ki, bazı karanlık güçleri, bazı güç odaklarını korkutmuştur. Bu sebeple sadece 7 ay gibi kısa bir süre içerisinde kurucu genel başkanımız Prof.Dr. Muammer Aksoy’u katletmişlerdir. Genel başkanımızı şehit verdik. Muammer Aksoy’un katledilişi aslında, 1980 sonrası aydın katliamının başlangıcı oldu. Ve diğer bütün aydınlar, Aksoy’un katledilmesiyle başlayan süreçte faili belli aslında meçhul cinayetlere feda ettiğimiz aşikardır. Ardından kurucu üyemiz Doç.Dr. Bahriye Üçok, Turan Dursun, Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı, Necip Hablemitoğlu, hatta her defasında da ifade ediyoruz, Bağcılar şubemizin, emektarı bir emekli işçi Şükrü Demirküre’yi de Kubilay gibi katlettiler. Dolayısıyla ADD’nin yola çıkışı ve varlık nedeni Türkiye’nin gerçekten sorunlarına çözümüne yönelik doğru teşhisleri doğru tespitleri yerine getirme hedefidir.  Bu noktada bizlerde her defasında söylüyoruz, gerekirse bu büyük ailenin her bir ferdi, bu uğurda birer Muammer Aksoy, Bahriye Üçok, Ahmet Taner Kışlalı ve Uğur Mumcu olmaya hazırız.  Biz bedel öderiz ama Atatürk’ün izinden onun yol haritasından ayrılmayız. Nedenini soracak olurlarsa işte ortada. Bugün siyasilerden bazıları yöneticiler, “Türkiye İttifakından” söz ediyorlar.  Sıkıştıkları zaman ya Atatürk’ün posterlerini asarlar yada Türkiye İttifakından söz ederler. Ama şu çok net ki, Türkiye İttifakının tek gerçek zemini ADD’dir .  eğer Türkiye’yi düşünüyorlarsa, Türkiye’nin bölünmez bütünlüğünden, Türkiye’nin geleceğinden, Türkiye’nin çıkarlarından söz ediliyorsa o zaman yapılması gereken, tek bir şey var. Atatürkçü Düşünceye sarılmak. Atatürk’ün stratejisinden, felsefesinden Kemalist ideolojiden beslenmek.  Türkiye bu rotaya girmediği sürece, sözde Türkiye İttifaklarıyla, başka yönlere gittiğini rejimin sistemin değiştiğini ve başkalaştığını görmekteyiz. Biz kurucularımızın da tespit ettiği  yola koyulduğu bu amaç uğruna, Atatürk cumhuriyetini yeniden inşa etmenin bir tarih sorumluluk olarak önümüzde durduğunu kabul ederek bu toplantıları yaptık.  Evet meydanlardayız. Elimizden geldiğince meydanlar olmaya da devam edeceğiz. Sesimi en gür şekilde çıkartacağız. Onunda ötesinde bu tür toplantılara, stratejilerimizi de tahayyül edeceğiz. Niçin, çünkü biz şunu söylüyoruz. ADD’nin kökü milli kongrelere ve milli mücadelelere dayanmaktadır. Burada gerçekleştirdiğimiz bir Sivas kongresine benzer kongredir. Burada gerçekleştirdiğimiz bir kurtuluş kongresidir. Burada biz inancımızı yeniden tazelemekteyiz. Sıradan bir panel veya salon toplantısı gibi algılanmamalıdır. Sokağa çıkarken yol ve yöntemi belirlemek adına, bu toplantılar ihtiyaç duymaktayız.  Türkiye Cumhuriyeti bugün dönüştürülmüştür, başkalaştırılmıştır. Ve yabancılaştırılmıştır. Aslında hedef budur. Çünkü, Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti emperyalizmin bir yenilgisinin sonucudur. Emperyalizm bu yenilgiyi içine sindirememiştir. Unutamamıştır onun içindir ki Lozan antlaşması  sırasında İsmet İnönü’ye bizim her istediğimizi reddediyorsunuz ama, bunları biz unutmuyoruz. Notlarımızı alıyoruz bir olup sizin karşınıza bunu çıkarırız diyorlar. O nedenle Türkiye’de siyasetçilerin çoğu Türkiye’den yönetmiyor. Uzun yıllar süresince bugünkü, yönetimin başındaki kişilere de bakın, siyasi partisinin genel başkanıydı ama daha önce başbakan değildi. Fakat ilk işi ne oldu? Hemen  yurt dışını ziyaret etmek oldu.  Beyaz Saraylardan AB’nin devletlerinin başkanlarına uğradı. 1965 yılında 16 Eylül’de Süleyman Demirel’in  açık toplum enstitüsünde bir konuşması var. “Amerika büyük bir devlettir. Çünkü beyinlere yatırım yapar. Beyinlere yatırım yapan devletler yenilmezler. Örnek mi istiyorsunuz? Karışınızdayız” diyor Demirel. Gerçi biz şu anda Demirel’i de arar olduk. Türkiye’de siyaset eliyle Türkiye’nin rotası bozulmuştur. Şimdi de işbirlikçi bir anlayışla bölücülük anlayışını gündeme getirdiler. Türkiye’de milli kardeşlik ve milli barış, kardeşlik dayanışma projesi gündeme geldi. Ondan da vazgeçtiler. Sonuç itibariyle işbirlikçi anlayışlar yine devam etmektedir. Bu tür uygulamaların karşısında doğru rotayı göstermek Atatürkçülere düşmektedir. ADD’ye düşmektedir. Onun için omuz omuza vermek zorundayız. Onun için hep birlikte olmak zorundayız. Onun için ayrışmadan, birbirimizi daha çok anlayarak bu yola daha çok güçlü bir şekilde, diğer kitle örgütleriyle birlikte yol almak durumundayız. Önümüzde tarihi bir sorumluluk durmaktadır. Bu toplantıların temel amacı budur. Bu toplantıları  Havza’da, Amasya’da da olacağız. Biz ne yapmalıyız? Öncelikle anti emperyalist duruşumuzu kesintisiz sürdürmeliyiz. İkinci olarak gerici, bölücü  ve işbirlikçi projelere karşı uyanık olacağız. Ve halkımızı bilinçlendirmeye devam edeceğiz. Bireysel değil kurumsal ve milli davranmaya devam edeceğiz. Mustafa Kemal Atatürk’ün kültür ve sanat, politikalarını yaşama geçireceğiz. Mustafa Kemal Atatürk’ün kuruluş sürecinde, Milli Eğitim, Milli Ekonomi ve Milli Savunma  bunların tümünü yeniden hayata geçirmek içinde çaba sarf edeceğiz. Demokrasinin vazgeçilmezi LAİK’liği yeniden uygulamaya koyacağız. “Yurtta Sulh Cihanda Sulh” ilkesini yeniden gerçekleştireceğiz dış politika olarak. Türkiye için doğru reçete Atatürkçü Düşüncedir” dedi.

Mehmet Rebii Özdemir  

Görüntünün olası içeriği: 9 kişi, Atalay Yılmaz dahil, düğün, kalabalık ve iç mekanGörüntünün olası içeriği: 8 kişi, Rüstem Kara ve Ahmet Sarı dahil, kalabalık ve iç mekanGörüntünün olası içeriği: 5 kişi, Neslihan Naz Çiçek dahil, ayakta duran insanlar ve iç mekanGörüntünün olası içeriği: 9 kişi, Burhan Şenatalar dahil, ayakta duran insanlar, kalabalık ve iç mekanGörüntünün olası içeriği: 4 kişiGörüntünün olası içeriği: 5 kişi, Birol Yelekin dahil, iç mekanGörüntünün olası içeriği: 1 kişiGörüntünün olası içeriği: 1 kişi, oturuyor ve takım elbiseGörüntünün olası içeriği: 1 kişiGörüntünün olası içeriği: 1 kişi




Bu haber 296 defa okunmuştur.

Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • Bebişler
    Bebişler
  • Yurdum İnsanı
    Yurdum İnsanı
  • FANTASTİK
    FANTASTİK
  • ATATÜRK
    ATATÜRK
  1. Bebişler
  2. Yurdum İnsanı
  3. FANTASTİK
  4. ATATÜRK
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Kırgın Çiçekler 5. Bölüm
    Kırgın Çiçekler 5. Bölüm
  • ATATÜRK'ü hiç bu kadar net görmediniz ve duymadınız.
    ATATÜRK'ü hiç bu kadar net görmediniz ve duymadınız.
  • Cem Yılmaz | Yabancı dil
    Cem Yılmaz | Yabancı dil
  1. Kırgın Çiçekler 5. Bölüm
  2. ATATÜRK'ü hiç bu kadar net görmediniz ve duymadınız.
  3. Cem Yılmaz | Yabancı dil
VİDEO GALERİ
YUKARI