Bugun...



SAMSUN TMMOB; “3 MART İŞ CİNAYETLERİNE KARŞI MÜCADELE GÜNÜ!”
Tarih: 03-03-2019 20:51:47 + -


3 Mart tarihi, ülkemizin en önemli maden facialarından biri olan ve 263 madencinin yaşamını yitirdiği 1992 Kozlu Maden Faciası’nın yıldönümüdür. Ülkemizdeki iş cinayetlerine dikkat çekebilmek, işçi sağlığının ve iş güvenliğinin önemini vurgulamak için bu tarih TMMOB tarafından “İş Cinayetlerine Karşı Mücadele Günü” olarak ilan edildiğini ifade eden Samsun TMMOB adına Samsun Mimarlar Odası Başkanı İshak Memişoğlu açıklamasını şöyle sürdürdü.

facebook-paylas
Tarih: 03-03-2019 20:51

SAMSUN TMMOB;  “3 MART İŞ CİNAYETLERİNE KARŞI MÜCADELE GÜNÜ!”

GÜVENLİ VE GÜVENCELİ ÇALIŞMA İÇİN SESİMİZİ YÜKSELTİYORUZ!

TMMOB Samsun adına Mimarlar Odası Başkanı Memişoğlu; “İş cinayetlerinde hayatını kaybedenlerin, iş kazalarında iş göremez hale gelen işçilerin sayısının dahi tespit edilemediği bir dönemdeyiz. İş kazaları ve iş cinayetleri kamuoyunda normalleştirilerek, yaşam ve çalışma hakkı gasp ediliyor. Cinayetler ve kazaların önlenmesi, meslek hastalıklarının engellenmesi şöyle dursun, maliyet ve işgücü hesabı yapılarak bu çalışmalara kaynak bile ayrılmıyor, emekçilerin can güvenliği hiçe sayılıyor. Yasalar ile koruma altına alındığı söylenen işçi sağlığı ve iş güvenliği, her geçen gün kötüye gidiyor. Ülkemiz toplu iş cinayetlerinde, işçi ölümlerinde dünyada ilk sıralarda geliyor. İşçi sağlığı ve iş güvenliği meclisinin yayınladığı rakamlara göre 2018 yılında en az 1923 kişi işyeri kaynaklı nedenlerle hayatını kaybetmiştir. AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılından 2019 yılının başına kadar iş cinayetlerinde hayatını kaybeden emekçilerin sayısının 22 bini aştığını üzüntüyle görüyoruz. SGK tarafından açıklanan rakamlara bakıldığında; 2017 yılında 4A kapsamında çalışanların geçirdiği iş kazası sayısının 359.653;  4B kapsamında çalışanların geçirdiği iş kazası sayısının ise 213 olduğu görülmektedir. Bu kazalar sonucunda 4A kapsamında çalışan 1.633, 4B kapsamında çalışan 3 kişi olmak üzere toplam 1.636 kişi hayatını kaybetmiştir. SGK 2016 yılı istatistiklerine göre 286.068 iş kazasında 1.405 işçi hayatını kaybetmişti.  Açıklamaya göre, 2017 yılında bir önceki yıla göre iş kazası sayısı %25 oranında, iş kazaları sonucu ölüm % 16 oranında artmış; 2018 verileri ise henüz açıklanmamıştır” dedi.

İshak Memişoğlu tarihe ve rakamlarla iş cinayetlerini şöyle aktardı; “2011 yılından bugüne gerçekleşen iş kazaları ve bunlara bağlı gelişen ölüm sayılarını incelemek mümkündür.

  • 2011 yılında 69.227 kazada 1.700 kişi
  • 2012 yılında 74.871 kazada 744 kişi
  • 2013 yılında 191.389 kazada 1.360 kişi
  • 2014 yılında 221.336 kazada 1.626 kişi
  • 2015 yılında 241.547 kazada 1.252 kişi
  • 2016 yılında 286.068 kazada 1.405 kişi
  • 2017 yılında 359.766 kazada 1.636 kişi
  • Hayatını kaybetmiştir. Ancak biliyoruz ki bu rakamlar, bildirimlere göre çıkarıldığı için gerçeği yansıtmamaktadır. Gerçekleşen kaza ve ölümler çok daha yüksektir.

Her yıl, evine ekmek götürmeye çalışan 2 bine yakın işçinin hayatına kaybediyor olması, ülkemizdeki işyerlerinin güvensiz ve ilgili mevzuatın yetersizliği olduğunu göstermektedir.

Ülkemizde gerçekleşen işçi katliamlarının bazılarını ve hayatını kaybeden emekçilerin sayılarını hatırlatmak isteriz;

  • 31 Ocak 2008 Davutpaşa Maytap Atölyesi Patlaması 21 işçi
  • 17 Mayıs 2010 Karadon Maden Faciası 30 işçi
  • 3 Şubat 2011 Ostim OSB Faciası 7 işçi
  • 3 Şubat 2011 İvedık OSB Faciası 13 işçi
  • 6 Şubat 2011 Çöllolar Maden Faciası 11 işçi
  • 11 Mart 2012 Esenyurt Şantiye Çadır Yangını 11 işçi
  • 22 Kasım 2012 ETİ Bakır Samsun Çökme 9 işçi
  • 7 Ocak 2013 Kozlu Maden Faciası 8 işçi
  • 13 Mayıs 2014 Soma Maden Faciası 301 işçi
  • 6 Eylül 2014 Torunlar Center Asansör Faciası 10 işçi
  • 4 Kasım 2014 Isparta Yalvaç Tarım İşçileri Faciası 18 işçi
  • 28 Ekim 2014 Ermenek Maden Faciası 18 işçi
  • 17 Kasım 2016 Şirvan Maden Faciası 16 işçi
  • 17 Ekim 2017 Şırnak Maden Faciası 8 işçi

6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve kanun çerçevesinde bu güne kadar yapılan düzenlemeler problemlidir. Bununla birlikte, 4857 Sayılı İş Kanunu’nda yer alan “telafi çalışması”, “denkleştirme”, “çağrı üzerine çalışma”, “kısmi süreli çalışma”, “asıl işveren-alt işveren ilişkisi” başta olmak üzere kuralsız çalışma koşulları olduğu sürece işçi sağlığı ve iş güvenliği alanındaki düzenlemeler bir anlam ifade etmeyecektir” şeklinde konuştu.

İŞVERENLER YİYELİM İÇELİM SİZDE GÜLELİM OYNAYALIM YİNE SİZDE DEMEKTELER.

TMOOB adına açıklamasını sürdüren İshak Memişoğlu;   “Bunun yanında, ülkemizde işçi sağlığı ve iş güvenliği uygulamaları, basit bir hizmet alımına dönüştürülmek istenmektedir. Bir danışmanlık hizmeti olan işçi sağlığı ve iş güvenliği uygulamalarında sorumluluk bütünüyle işverene aitken, ülkemizde işveren tüm sorumluluklardan kaçmaktadır. Bu kaçış için ise, danışmanlık hizmeti aldığı iş güvenliği uzmanını sorumlu tutmaktadır. İşverenin önleyici, engelleyici çalışmaları yapmadığı, kaza yaşanan durumlarda fatura meslektaşlarımıza kesilmekte, yargı önüne iş güvenliği uzmanları çıkarılmaktadır. İşçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda iyileştirici adımlar atılabilmesi için öncelikle işverenlerin sorumluktan kaçmasının önünde geçilmelidir. İşverenlerin temel sorumluluklarından kaçtıkları, kendi yerlerine birer günah keçisi olarak iş güvenliği uzmanlarını koydukları bir çalışma yaşamında, önleyici ve engelleyici hiçbir çalışmanın yapılamayacağı açıktır. Ülkemizde iş cinayetlerinin, iş kazalarının ve meslek hastalıklarının bu denli yaygın olmasının bir diğer nedeni de, emekçilerin sendikal haklarının baskı altında tutulmasıdır. Sendikal örgütlenmenin önündeki engeller tüm çalışanlar için kaldırılmadıkça işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda yol almak mümkün olmayacaktır. Sendikasız uzman, sendikasız işçi, örgütsüz bir çalışma yaşamı ile emekçiler tüm olumsuzluklara karşı açık ve savunmasızdır. Uygulamaya konan özel istihdam büroları ile emekçiler kiralık işçi haline dönüştürülmüş, zorunlu bireysel emeklilik sistemi kesintileri ile de emekçilerin sosyal hakları daha geriye çekilmiştir. Güvencesizliğin neden olduğu esnek çalışma, işsiz kalma korkusu, işçilerin sadece fiziksel sağlığını değil, ruhsal sağlığını da olumsuz etkilemektedir. İşsiz kalma korkusu, ücretlerde düşüş, koşulların giderek kötüleşmesi tüm emekçilerin ortak sorunudur” dedi.

HER 3 MART’TA SESİMİZİ DAHA DA YÜKSELTMELİYİZ.

Memişoğlu açıklamasının sonunda şunları ifade etti. “İşçi sağlığı ve iş güvenliği alanına ilişkin düzenlemelerin ve denetimin yalnızca Aile, Çalışma Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yürütülmesi, doğru kararların alınmasının önünde bir engeldir. Bu nedenle düzenleme ve denetleme; Aile, Çalışma Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın yanında, Sağlık Bakanlığı, üniversiteler, sendikalar, TTB ve TMMOB’den oluşan idari ve mali yönden bağımsız bir enstitü tarafından yerine getirilmelidir. Çalışma yaşamına ilişkin tüm düzenlemeler bu enstitü tarafından yeniden ele alınmalı ve kararlaştırılmalıdır. Bizler, her 3 Mart’ta olduğu gibi bu gün de iş cinayetleri ile mücadele etmek için sesimizi yükseltiyoruz. Ölüm, yaralanma ve sakat kalma; esnek ve güvencesiz çalışma hiçbir emekçinin kaderi değildir. İnsan onuruna yakışır, güvenli ve güvenceli çalışma hakkımız için sesimizi yükseltiyoruz.  Tüm ülkede, tüm çalışma alanlarında işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin artırılması, bağımsız denetim sisteminin yerleştirilmesi, iş cinayetlerinin ve iş kazalarının durdurulması için yılmadan mücadele edeceğimizi kamuoyuna saygı ile duyururuz” diye konuştu.

Mehmet Rebii Özdemir

 

 

 

 




Bu haber 125 defa okunmuştur.

Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • Bebişler
    Bebişler
  • Yurdum İnsanı
    Yurdum İnsanı
  • FANTASTİK
    FANTASTİK
  • ATATÜRK
    ATATÜRK
  1. Bebişler
  2. Yurdum İnsanı
  3. FANTASTİK
  4. ATATÜRK
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Kırgın Çiçekler 5. Bölüm
    Kırgın Çiçekler 5. Bölüm
  • ATATÜRK'ü hiç bu kadar net görmediniz ve duymadınız.
    ATATÜRK'ü hiç bu kadar net görmediniz ve duymadınız.
  • Cem Yılmaz | Yabancı dil
    Cem Yılmaz | Yabancı dil
  1. Kırgın Çiçekler 5. Bölüm
  2. ATATÜRK'ü hiç bu kadar net görmediniz ve duymadınız.
  3. Cem Yılmaz | Yabancı dil
VİDEO GALERİ
YUKARI