Bugun...



UMUTLUYUZ; ÇÜNKÜ EMEĞİN ve DAYANIŞMANIN SAHİBİ OLARAK ALANLARDAYIZ.
Tarih: 01-05-2019 20:52:08 + -


Bu yılda yine TÜRK-İŞ-DİSK-KESK-TMMOB-TTB katılımcı örgütler Ray apartmanı önünde 14.30 da uzun bir kortejle yürümeye başladılar. Geçen yıllara göre daha fazla bir kitleyle birlikte yürüyen kortej yaklaşık bir saat sonunda Cumhuriyet meydanına geldiler. Yol boyunca çeşitli sendikaların, derneklerin, partilerin katılımcıları sloganlar atarak meydana sıkı bir arama sonunda girdiler.

facebook-paylas
Tarih: 01-05-2019 20:52

UMUTLUYUZ;  ÇÜNKÜ EMEĞİN ve DAYANIŞMANIN SAHİBİ OLARAK ALANLARDAYIZ.

 

 

 

Geçen yıllara göre daha çok katılımın olduğu,  1 Mayıs mitinginde EYT’liler, Tazminatları verilmeyerek işten atılan işçileri ve işçi sendikalarının üyelerinin eş ve çocuklarıyla alanda olmasından katılımcı örgütler çok memnun odular.

Görüntünün olası içeriği: 5 kişi, açık havaGörüntünün olası içeriği: 4 kişi, ayakta duran insanlar, sakal ve açık hava

Tertip komitesi üyelerinin takdiminden sonra platformda 1 Mayıs konuşmasının yapması için TÜRK-İŞ-DİSK-KESK-TMMOB-TTB Örgütler Adına Tüm Bel-Sen Samsun Şube Başkanı  ve KESK Dönem Sözcüsü Suat Yıldız alanda bulunan kitleye şöyle seslendi.

“Siyasi partilerimizin, demokratik kitle örgütleri ve sivil toplum örgütlerinin değerli başkan, yönetici ve üyeleri, basınımızın değerli mensupları Merhaba İşçiler, kamu çalışanları, işsizler, emekliler, aydınlar, sanatçılar, gazeteciler, öğrenciler, esnaflar, kadınlar, gençler, çocuklar 1 Mayıs İşçilerin ve Emekçilerin Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü hepimize kutlu olsun. Bugün 1 Mayıs. Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün ve silah arkadaşlarının özgürlük ve bağımsızlık adına verilen mücadeleyi başlatmak için Anadolu topraklarına ilk adımını attığı bu noktada 1 Mayıs’ı kutluyoruz. 18 gün sonra da 19 Mayıs’ta Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının Samsun’a çıkışının 100.yıldönümünü kutlayacağız. Emperyalizme karşı ulusal kurutuluş ve bağımsızlık mücadelesi veren Gazi Mustafa kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını minnetle anıyoruz.  1 Mayıs herhangi bir miting değildir. 1 Mayıs dünyanın her tarafında, beş kıtada yüzlerce ülkede kutlanan işçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günüdür. 1 Mayıs yılın 365 günü ezilen, horlanan yok sayılan milyonların kendilerini ifade ettiği, taleplerini tepkilerini dile getirdiği bir gündür.  1 Mayıs alın teri ile toprağı sulayan çiftçilerin, çeliğe su veren, demiri döven işçilerin, dükkânını siftah bile yapmadan kapatan esnafın taleplerini haykırma günüdür. Eğitim hayatlarını bin bir zorlukla sürdüren gençlerin, şiddete, tacize ve tecavüze uğrayan kadın ve çocukların, iş bulamayan gençlerin ve bunlara kamu hizmeti sunmaya çalışan kamu emekçilerinin sıkıntılarını, taleplerini haykırma günüdür. 1 Mayıs onuru ile yaşayanların ve çocuklarına onurlu bir gelecek bırakmak isteyenlerin birlik, mücadele ve dayanışma günüdür. Geçen 1 Mayıs’tan bugüne kadar taleplerimizde herhangi bir gelişme olmadığı gibi ülke ekonomisinin içinde bulunduğu kriz yine emekçilerin sırtlarına vergi, zam ve zulüm olarak yüklenmiştir” dedi

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi, ayakta duran insanlar ve açık hava

Suat Yıldız açıklamasına şöyle devam etti. “Yerel seçimler sürecinde hükümetin seçim meydanlarında kullanmış olduğu ötekileştirici söylem ve eylemler toplumun kutuplaşmasına yol açmış, seçimlerden sonra ise bu söylem ve eylem dili Ankara’nın Çubuk ilçesinde şehidimizin cenaze töreninde Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na yumruk ve linç girişimi olarak ortaya çıkmıştır. Buradan hem bu olayı yapanları, hem de söylem ve eylemleriyle toplumu bu noktaya taşıyanları şiddetle kınadığımızın bilinmesini isteriz. Adımız, inancımız, ten rengimiz, yaşam biçimlerimiz, yaşadığımız şehir, çalıştığımız işyerleri farklı olsa bile burada işçi/emekçi olmanın ortak paydasında buluşuyoruz.  Ekonomik kriz satın alma gücümüzü her geçen gün düşürüyor. Bir biri ardına gelen zamlar emekçilerin belini büküyor. Bizler için temel gıda maddeleri bile artık lüks haline geliyor.  İşsizlikteki artışın önüne geçilemiyor. Özellikle eğitimli genç işsizliği toplumsal felakete davetiye çıkarıyor. Emekçi sınıfı açısından krizin kendisini işsizlikle gösterdiği, işçinin emekçinin ekmeğinin her ay daha da küçüldüğü, vergi yükünün işçi/emekçi sınıfına yüklendiği, sefalet ücreti olan asgari ücretle işçinin kirasını ve faturalarını ödemekte zorlandığı bir süreçte yine 1 Mayıs meydanlarındayız. Tanzim satış kuyruklarında yurttaşların sıra olduğu, ülkemiz açısından hukukun üstünlüğünün yok sayıldığı, demokratik işleyişin tıkandığı bir süreçte yine 1 Mayıs meydanlarındayız. Önümüzdeki günlerde Hükümet işçilerin kıdem tazminatını kaldırıp fona devretmek, “bireysel emeklilik sigortası” ve daha önceden kurulan fonlarda olduğu gibi sıkışan ekonomide sermayeye kaynak yaratma çabası içerisindedir. Biz bu fonların 80’li 90’lı yıllarda kurulan tasarrufa teşvik fonu, konut edindirme fonu gibi akıbetini bugünden tahmin edebilmekteyiz. Buradan güçlü bir şekilde bir kez daha söylüyoruz. Kıdem tazminatı örgütlü örgütsüz tüm emekçilerin hakkıdır. Kıdem tazminatı kırmızı çizgimizdir. Kıdem tazminatı işçi sınıfının vazgeçilmezidir. Kıdem tazminatı işçinin sigortası ve güvencesidir. Kıdem tazminatının fona devredilmesi demek işverenin işçiyi kolayca işten atması demektir.  Burada ki en büyük örnek Samsun’da işten çıkarılan 680 Makro Market işçisidir. Samsun’daki Makro Market işçilerinin kıdem tazminatı ve gasp edilen haklarının mücadelesi Samsun kamuoyunun da desteği ile 39 haftadır devam etmektedir. Arkadaşlarımız işten atıldıktan sonra hala daha ihbar ve kıdem tazminatlarını da alamamışlardır. Samsunlu Makro Market işçilerinin direniş mücadelesini bir kez daha bu meydanlardan selamlıyoruz. Makro Market  işçilerinin her zaman yanlarında olduğumuzun bilinmesini istiyoruz” diye konuştu.

Görüntünün olası içeriği: 9 kişi, sahnedeki insanlar, ayakta duran insanlar ve açık hava

 TÜRK-İŞ-DİSK-KESK-TMMOB-TTB  katılımcı örgütler adına konuşan Yıldız sözlerini şöyle devam etti.  “Vergide adalet istiyoruz. Toplumun büyük bölümünü oluşturan ücretli, emekli, dar ve sabit gelirli geniş halk kesimlerinin geçim koşullarını göz önünde bulunduran bir vergi politikası istiyoruz. Vergide “az kazanandan az,  çok kazanandan çok vergi” ilkesinin geçerli olmasını istiyoruz. Türkiye’de yıllardır bütün vergi yükü ücret geliri ile yaşam mücadelesi veren emekçilerin omuzundadır. Geçen yıl ücretlilerden 83.3 milyar TL gelir vergisi alınırken sermaye kesiminin ödediği vergi 78.6 milyar TL olmuştur. Bu rakam krizin emekçi sınıfına yansıtılmasının bir başka göstergesidir. Emeklilik hizmet süresini doldurmuş olup yaşa takılan EYT’lilerin emeklilik işlemleri ile ilgili düzenleme seçim öncesi vaat edilmesine rağmen seçimlerden sonra unutulmuştur. Hükümet EYT’lilerin sorunlarını çözecek yasal düzenlemeleri bir an önce hayata geçirmelidir. İş cinayetleri ve işçi ölümleri artarak devam etmektedir. Ülkemizde 2019 yılının ilk 3 ayında 392 işçi yaşamını yitirmiştir. Buradan hükümeti etkili önlemler almaya, iş başında gerçekleşen ölümleri durdurmaya davet ediyoruz. Kitlerde ve bitlerde, karayollarında ve belediyelerde ve diğer kamu kurumlarında çalışan taşeron işçilere (geçici işçilere) 696 sayılı KHK da olduğu gibi göstermelik değil gerçek kadro istiyoruz. Bu arkadaşlarımızın sendikalaşmasındaki ve toplu pazarlıktaki haklarını sınırlayan düzenlemelerin ortadan kaldırılmasını istiyoruz. Enflasyonun % 20 ‘ye dayandığı günlerde sözde kadroya geçirilen işçilere % 4 zam verilmesi bir haksızlıktır. Özel sektörde taşeron çalıştırılmanın önüne geçilemiyor. İşçi sağlığı ve iş güvenliğinin en az önemsendiği iş yerlerinin başında yine taşeron şirketler gelmektedir. Taşeron uygulaması güvencesizliği kalıcı kılmaktadır. Sendika seçme özgürlüğüne saygı gösterilmemekte sendikal ayrımcılık yapılmaktadır. Son dönemlerde bir utanç kaynağı olarak sıkça duyulan çocuk istismarının önüne geçmek, adil ve yaşanabilir güzel bir dünya kurmak biz emekçilerin vereceği mücadele ile mümkündür. Biz emekçilere insanca bir yaşam kurmamız için sağlıklı bir çevre gereklidir.  Kendi kazanç ve çıkarlarını insandan ve doğadan daha fazla önemseyen sermaye çevrelerinin fabrikalarının atıkları doğayı ve insanlığı zehirlemeye devam etmektedir. HES’ler ormanlarımızı yok edip derelerimizi kurutuyor. Doğaya sahip çıkmamız geleceğimize sahip çıkmamız şiarıyla mücadelemizi sürdüreceğiz.  AKP iktidarı 17 yıldır ülkenin stratejik işletmelerini, fabrikalarını birkaç yıllık kârı karşılığında, arazileri ile birlikte satıp çalışanları işsiz bırakmıştır. Şekerden, tütüne, enerjiden, kâğıda, etten, samana ülkeyi dışarıya bağımlı hale getirdiler. Her kamu idaresi kendine uygun bir kamu personel rejimi yaratır’ diye en başından beri iş güvencemize göz diktiler. Bizi ‘devlete kapağı atıp yan gelip yatan, her türlü dokunulmazlığı olan verimsiz’ bir güruh gibi gösterdiler. ‘Reform’, ‘dönüşüm’ gibi yaldızlı, süslü kavramlarla temel haklarımızı tek tek ortadan kaldırdılar. Az personelle, çok iş yapmayı esas alıp angarya çalışmayı artırdılar. İstihdamı bin parçaya bölüp güvencesiz-sözleşmeli-taşeron-ücretli istihdamı, bizi birbirimizin rakibi haline getiren-iş yükümüzü artıran performans sistemini-kuralsız-esnek çalışmayı tüm kamuya yaydılar. Kariyer ve liyakati ortadan kaldırdılar. Siyasal kadrolaşmayı tüm kamu emekçilerini kapsar hale getirmek için hem işe almada hem görevde yükselmede mülakatın ağırlığını artırıp torpilin, kayırmanın kapısını sonuna kadar açtılar. Eğitim fakültelerini bitiren 400 bin atanamayan öğretmen yarattılar. Yaşanan gerçek hayat pahalılığını perdelemek için rakamlara takla attıran TÜİK’in resmi enflasyonuna dayalı artışlar ile maaşlarımızı yoksulluk sınırından uzaklaştırıp açlık sınırına yaklaştırdılar.  OHAL’i fırsata çevirip 140 bine yakın kamu emekçisini sorgusuz sualsiz işinden ekmeğinden ettiler. Çalışma hakkımızı, iş güvencemizi fiilen ortadan kaldırmak için OHAL KHK’ları ile 657 sayılın devlet memurları kanunu başta olmak üzere yasalarda, yönetmeliklerde Anayasa’ya aykırı olarak kalıcı değişiklikler yaptılar. Eğitim ve sağlıkta reform adı altında yaptıkları değişikliklerle halkı aldatıp eğitimi ve sağlığı her geçen gün daha da paralı hale getirdiler. Bu konudaki mücadelemiz parasız eğitim parasız sağlık şiarımızla devam edecektir. Toplumsal cinsiyet eşitsizliği devam etmektedir. Her 10 kadından sadece 3’ü istihdamda yer bulmaktadır.  20 milyondan fazla kadın, çalışma hayatının dışında bırakılmıştır. Son 15 yılda ülkemizde kadın cinayetlerinde yüzde 428 artış olmuştur. 2018 senesinde 440 kadın cinayete kurban gitmiştir. Hükümetin kadın cinayetlerini engellemeye yönelik çalışmalarını bir an önce hayata geçirmesini istiyoruz. Biz karanlığın zifiriye döndüğü zamanlarda bile yarına dair umudumuzu hiç yitirmedik.  Bugünden yarına umut biriktirmeye devam ettik.

Umutluyuz çünkü biz çoğuz, çoğunluğuz, milyonlarız, halkız!

Umutluyuz çünkü biz işçisi, kamu emekçisi, emeklisi, asgari ücretlisi ile dünyanın en büyük ailesiyiz.

Umutluyuz çünkü Soma katliamından yaralı kurtulup 'sedye kirlenmesin çizmemi çıkarayım mı?'  diyen maden işçisi ile aynı ailedeniz. 

Umutluyuz çünkü dünyanın ve ülkenin tüm güzelliklerini ortaya çıkaran, en yüce değerin, emeğin sahipleriyiz.

Umutluyuz çünkü hangi sendikanın üyesi olursa olsun, bütün kamu emekçilerinin paraya, ‘aidata’ tahvil edilen değil, kol kola olmayı temel alan bir dayanışmadan yana olduğunu biliyoruz.

Umutluyuz çünkü gücünü bizi bölmekten alanların dayattığı sömürü, yoksulluk ve baskı düzenine karşı omuza omuza mücadele ettiğimizde önümüzdeki engelleri kumdan kalelere çevirdiğimiz başarılarla dolu bir tarihin sahipleriyiz.

Biz,

  • Ekonomik krizin faturasının emekçilere yıkılmadığı,   
  • Emeğin sömürülmediği,
  • Herkesin güvenceli ve insanca çalıştığı bir işinin olduğu, 
  • Kimsenin cinsiyetinden, kimliğinden, inancından dolayı ikinci sınıf yurttaş muamelesi görmediği, 
  • Eşit yurttaşlığın, barış ve kardeşliğin hâkim olduğu,
  • Sendikal hak ve özgürlüklerin, hak arama yollarının önünün açıldığı, grevlerin yasaklanmadığı, 
  • Düşünmenin, düşünceyi ifade etmenin,  itiraz etmenin cezalandırılmadığı,
  • Emeğin, eşitliğin, özgürlüğün, demokrasinin, barışın, laikliğin hâkim olduğu

 BİR DÜNYA VE ÜLKE İSTİYORUZ!

 

Kısacası;

Memleket isterim, Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun, Kuşların, çiçeklerin diyarı olsun.  Memleket isterim, Ne başta dert, ne gönülde hasret olsun, Kardeş kavgasına bir nihayet olsun. Memleket isterim, Ne zengin fakir, ne sen ben farkı olsun, Kış günü herkesin evi barkı olsun, Memleket isterim, Yasamak, sevmek gibi gönülden olsun,
Olursa bir şikayet ölümden olsun!!! Cahit Sıtkı Tarancı’nın dediği gibi memleket isterim şiarıyla hepinizi TÜRK İŞ,  DİSK, KESK, TMMOB, TTB ve Tertip Komitesi adına saygıyla selamlıyorum.” Şeklinde konuşmasını sonlandırdı.

Basın açıklamasının ardından meydanda bulunan gençler ve katılımcı kitle davul zurna, obua ile halaylar çektiler. Miting olaysız bir şekilde sona erdi.

Mehmet Rebii Özdemir

Görüntünün olası içeriği: 6 kişiGörüntünün olası içeriği: 19 kişi, Nurettin Sever dahil, ayakta duran insanlar, kalabalık ve açık havaGörüntünün olası içeriği: 14 kişi, ayakta duran insanlar, kalabalık ve açık havaGörüntünün olası içeriği: 26 kişi, Abduraman Karadeniz ve Sadi Subaşı dahil, kalabalık ve açık havaGörüntünün olası içeriği: 3 kişi, kalabalık, ağaç, gökyüzü ve açık havaGörüntünün olası içeriği: 4 kişi, kalabalık ve açık havaGörüntünün olası içeriği: 5 kişi, açık havaGörüntünün olası içeriği: 8 kişi, ayakta duran insanlar ve açık havaGörüntünün olası içeriği: 1 kişi, ayakta ve açık havaGörüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi, ayakkabılar, ağaç, çocuk ve açık havaGörüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi, ayakta duran insanlar, yürüyen insanlar, ayakkabılar, kalabalık ve açık havaGörüntünün olası içeriği: 2 kişi, kalabalık ve açık havaGörüntünün olası içeriği: 2 kişi, yürüyen insanlar ve açık havaGörüntünün olası içeriği: 4 kişi, gökyüzü ve açık havaGörüntünün olası içeriği: 5 kişi, ayakta duran insanlar, kalabalık ve açık hava

 

 

 




Bu haber 131 defa okunmuştur.

Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SİYASET Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • Bebişler
    Bebişler
  • Yurdum İnsanı
    Yurdum İnsanı
  • FANTASTİK
    FANTASTİK
  • ATATÜRK
    ATATÜRK
  1. Bebişler
  2. Yurdum İnsanı
  3. FANTASTİK
  4. ATATÜRK
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Kırgın Çiçekler 5. Bölüm
    Kırgın Çiçekler 5. Bölüm
  • ATATÜRK'ü hiç bu kadar net görmediniz ve duymadınız.
    ATATÜRK'ü hiç bu kadar net görmediniz ve duymadınız.
  • Cem Yılmaz | Yabancı dil
    Cem Yılmaz | Yabancı dil
  1. Kırgın Çiçekler 5. Bölüm
  2. ATATÜRK'ü hiç bu kadar net görmediniz ve duymadınız.
  3. Cem Yılmaz | Yabancı dil
VİDEO GALERİ
YUKARI