Bugun...


Prof.Dr. Hüseyin Şahin Alparslan


Facebookta Paylaş









Samsun Tabip Odası seçimleri hakkında: Fail zaten sizsiniz!
Tarih: 27-04-2018 12:02:00 Güncelleme: 27-04-2018 12:02:00


“Samsun Hekimleri, önümüzdeki iki yıl Tabip Odalarının kurullarında görev alacak üyeleri belirlemek üzere, 29 Nisan 2018’de seçime gidecekler. İki yıl önce olduğu gibi seçimlere iki grup katılıyor; Çağdaş Hekim Grubu (ÇHG) ve Samsun Hekim Birliği (SHB).

İki yıl boyunca oda yönetimde bulunan, ve benim de içinde yer aldığım ÇHG’nun, ülkenin sağlığını doğrudan yahut dolaylı olarak ilgilendiren tüm politik adım ve uygulamalara yönelik bakışı ve aldığı pozisyon ile, bu politikaların, eninde sonunda “bir halk sağlığı sorunu” da yaratabileceğini dile getiren TTB MK’nın uğradığı hukuksuzluk karşısında takındığı “belirsiz” tavır 28 Nisan günü yapılacak Genel Kurul’da tartışılacaktır muhtemelen.

Her seçimde, o seçime katılan grup yahut kişilerin, neden aday olduklarına, seçilirlerse ne yapacaklarına, neleri hedeflediklerine, önceki yönetimden farklarının ne olduğuna dair bir bildiri/açıklama yayımlamaları adettendir. Bu bildiri/açıklamanın her ayrıntıyı ihtiva etmesi gerekmez tabii ki, ama sözkonusu faaliyet alanı ile ilgili temel politika ve uygulamalara ilişkin kabaca bir bakış açısı, bir istikamet sunması beklenir ki, o grubu yakından tanımayan seçmen buna göre bir oy tercihinde bulunabilsin.

Samsun Tabip Odası üyesi ve seçmeni olarak, ÇHG’nun bildirisine ilişkin bir sorum yok. Onları yakından biliyorum. Çizdikleri ufuk ve faaliyetleri ortada.

Adaylıklarını, AKP Belediye Başkanı’nın resminin hemen önünde yaptıkları bir basın toplantısı ile açıklayan SHB’nin bildirisinde ise, bir seçmen olarak bizden neden oy istediklerine, seçilirlerse eğer, özetle, mesleğimize dair hangi sorunları tespit ettiklerine, bu sorunların faillerinin kim/ne olduğuna, sorunları çözmeye yönelik olarak hangi adımları atmayı düşündüklerine ilişkin kapsamlı bir açıklamadan geçtim, içimize su serpecek küçük bir imaya dahi rastlamak mümkün değil. Tamam tamam haksızlık olmasın; hukuki sorunlarda yardım, malpraktis durumlarında yardım, hekimi sigortalamakta ayak direyen sigorta şirketleri konusunda araya girme, “hekimler birlik olmalı”, “dinlenmek nedir bilmeden çalışmak” gibi sözleri var. Tutacaklarına eminim. Eyvallah.

Lakin, SHB adayı arkadaşlarıma, açıklamalarında yer almayan ama yanıtları oy tercihimi kesin belirleyecek olan şu soruları sormamın, bir oda üyesi ve seçmen olarak hakkım olduğunu düşünüyorum;

Yıllar boyu ülkenin sağlık politikalarını belirleyen ve uygulayan iktidarın;

Sağlıkta dönüşüm politikalarının sonuçlarından memnun musunuz? Başlangıçta halka vaadedilen hedeflere ulaşılıp ulaşılmadığı konusunda fikriniz ne?

Mevcut hastaneleri kapatıp Şehir Hastaneleri adı altında kurulan yeni organizasyon konusunda ne diyorsunuz? Daha iyi ve kaliteli bir hizmet sunumu gayesi mi, sağlık sektörünü sermayeye daha fazla açmak gayreti mi? Ne diyorsunuz?

Dönüşüm politikalarının ne kadar faziletli bir şey olduğunun anlatıldığı ilk yıllarda “TC nüfus cüzdanını gösteren herkese tüm hastaneler bedava olacak” deniyordu, anımsarsınız. Oldu mu? Ne diyorsunuz?

Özel hastanelere oluk oluk para akmıyor mu? Ne diyorsunuz?

Sağlıkta tasarruf sağlanacaktı. Sağlık Bakanlığı/SGK’nın sitesinde bile kişi başı sağlık harcamasının kat be kat arttığı görülüyor. Ne diyorsunuz? Sağlığımıza dair istatistiksel veriler parlak görülüyor mu sahi?

Tanı ve tedavide yönlendiriciliği tartışılır dünya kadar tetkik yapılıyor. Farkındasınızdır. Kim açtı bunların önünü? Var mı diyeceğiniz?

“224 sayılı kanun”un yüz akı Sağlık Ocakları’nın koruyucu hekimlik faaliyetleri sayesinde eredike edilen hastalıklar vardı. Şimdilerde geri dönüyorlar bir bir; tüberküloz, kızamık… Performans uygulamalarının girdabında kaybolup giden koruyucu hekimlik konusunda ne diyorsunuz? Koruyucu hekimlik bu vahada dirilebilir mi sizce?

Aile Hekimliği sistemi meselesi… Hasta önce kendi aile hekimine başvuracak, o gerekli görürse bir üst basamağa sevk edecek, böylelikle yığılmalar önlenecek, üst basamaklar gereksizce meşgul edilmeyecekti hani! Sistemin can alıcı noktası buydu. Anımsarsınız. İşliyor mu?

Aile hekimlerinin pinpon topu gibi bi orda bi burda görevlendirilmeleri… Ne diyorsunuz?

Hekimi, hekime ve hastaya yabancılaştıran, sağlık hizmetinde kaliteyi neredeyse sıfıra indiren performans sisteminin faydalı olduğunu düşünüyor musunuz?

Hasta müşteri midir? Sağlığın pazarlığı olur mu? Ne diyorsunuz? İktidarın sağlık politikalarını bu bağlamda nereye koyuyorsunuz?

Her şehre bir tıp fakültesi kuruldu neredeyse. Rasyonel mi, ne diyorsunuz?

Çoğu devlet hastanesi bir gecede, uzman yetiştirmek üzere, sözümona Eğitim Araştırma Hastaneleri’ne dönüştürülüverdi ve şimdi hemen hemen hepsi atıl durumda. Ne faydası oldu, ne diyorsunuz?

Sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin akıl almaz boyutlara varmasında, iktidar politikalarının hiç rolü yok mu? Ne düşünüyorsunuz? Aynur Hanım… Kamil Abi … Ersin… Göksel Kalaycı… Ali Menekşe… Daha sayayım mı? Ne diyorsunuz?

Yanıtları bal gibi belli olan sorular bunlar. Bizi yıllardır yöneten iktidarın tercih ettiği politikaların sağlık alanında açtığı derin yaraların sonuçlarını yaşıyoruz. Çok açık. Bu sorunların çözülmesi taraftarı olan bir Tabip odasının, iktidarın uygalamalarına karşı itiraz etmesi, onu yanlış adımları konusunda ısrarla uyarması lazım. Siz bunu yapabilecek misiniz?

Aday listesinde, iktidarın, sağlık eğitim ve hizmetini altüst eden politikalarının sahada uygulamalarından sorumlu olan başhekim, başhekim yardımcıları, rektörlük-dekanlık yöneticileri bürokratlar ile, 24 Haziran seçimlerinde büyük olasıklıkla yeniden iktidar olacak olan AKP’nin “milletvekili aday adayı”nı aday olarak gösteren SHB olarak kimi kime şikayet edecek, kimden hak talep edeceksiniz? Fail zaten sizsiniz!

İki yıl önceye göre belli ki hiç değişmemişsiniz. O zaman da atamayla gelen bürokratları aday göstermiştiniz, şimdi de aynı. Öyleyse ben de iki yıl önceki seçimler için yazdığım yazının son kısmı ile noktayı koyayım;

Bir sivil toplum kuruluşu (STK) varoluşu gereği iktidara muhaliftir. Üyelerinin ve temsil ettiği mesleğin çıkarlarını korumak temel hedefidir. STK’nın yönetimini oluşturan kişiler ideolojik olarak siyasi iktidarın düşüncelerini benimseyebilirler. Amenna. Ama yine de STK'nın muhalif kimliğini korumak zorundadırlar. STK'nın varlığının gerekçesi olan bu duruşundan feragat etmesi onu iktidarın şubesi, yandaşı, uydusu yapar. STO’nın hal-i pür melali tam da bunu yansıtmaktadır. 

TTB ve ona bağlı Tabip Odalarının çoğu, sağlığı doğrudan ya da dolaylı olarak etkileyen iktidar politikalarına muhalif duruşlarıyla bilinir. Bütün iktidarlar sağlıkla ilgili bir tasarrufta bulunurken, hekimlerin ve onun örgütü TTB’nin diyeceklerini merak eder. İsterler ki muhalif olmasın, mümkünse de “örgütcek” iktidarın yanında olsun. Bu nedenle gelmiş geçmiş bütün iktidarlar TTB’yi ve Tabip Odalarını kendi güdümlerine almak isterler. Türkiye hekim hareketi tarihinde, iktidarın güdümüne giren ender tabip odalarından biridir STO”.

İktidar güdümünde olan bir Oda istemiyoruz. Bitti.


Prof. Dr. Hüseyin Alparslan Şahin

STO Üyesi



Bu yazı 1257 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • Bebişler
    Bebişler
  • Yurdum İnsanı
    Yurdum İnsanı
  • FANTASTİK
    FANTASTİK
  • ATATÜRK
    ATATÜRK
  1. Bebişler
  2. Yurdum İnsanı
  3. FANTASTİK
  4. ATATÜRK
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Kırgın Çiçekler 5. Bölüm
    Kırgın Çiçekler 5. Bölüm
  • ATATÜRK'ü hiç bu kadar net görmediniz ve duymadınız.
    ATATÜRK'ü hiç bu kadar net görmediniz ve duymadınız.
  • Cem Yılmaz | Yabancı dil
    Cem Yılmaz | Yabancı dil
  1. Kırgın Çiçekler 5. Bölüm
  2. ATATÜRK'ü hiç bu kadar net görmediniz ve duymadınız.
  3. Cem Yılmaz | Yabancı dil
VİDEO GALERİ
YUKARI